TAKSİM KENTSEL TASARIM YARIŞMASI
Adı
Taksim Kentsel Tasarım Yarışması
Türü, Şekli ve Dili
Serbest, uluslararası, kentsel tasarım yarışmasıdır. Yarışmanın dili ingilizcedir.
Yeri ve Konusu
Yarışma alanı İstanbul ili Beyoğlu ve Şişli ilçesi içinde yer almaktadır. Yarışmanın konusu verilen sınırlar içinde Taksim’in kentsel tasarım projesinin hazırlanmasıdır.
Yarışmayı Açan Kurum
İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı

Taksim Meydanı

Kentsel mekân kavramı; sosyal, ekonomik, kültürel ve tarihi dönüşümlere yönelik tartışmaların merkezinde yer alır. Sosyal ilişkileri mekânın bir türevi olarak gören belirleyicilikle, mekânı sosyal ilişkilerin basit bir yansıması olarak ele alan yapısalcılık arasında gidip gelen tartışmalar, günümüzde mekânı hem sosyal yaşamın bir belirleyicisi, hem de bir sosyal ürün olarak tarifleyen yaklaşımlarla süregelmiştir. Mekân ile toplumsal dinamikler arasında her dönemde karşılıklı bir ilişki söz konusudur ve kentsel mekânın aldığı biçim ve anlam uzun ve karmaşık bir sürecin sonucudur. Bu süreç, mekânın zaman içinde yüklendiği birikimle birlikte coğrafi konumunun ötesinde anlamlı bir “yer” olma sürecidir.

Mekânın hikayesi, dönüşümü, yıkılanlar, yapılanlar ve orada yaşananlar o yerin gerçek anlamını belirler. Taksim’i farklı kılan da tarihi katmanlarıdır. Meydanın ve devamı olan kuzey güney akslarının Elmadağ, Beyoğlu ve Tarlabaşı’nın Atatürk Kültür Merkezi’nin, Taksim Gezi Parkı’nın sosyokültürel tarihleri, bu çok katmanlı yerin de tarihidir. Bu tarihe dair edebiyat, sinema, hatırat, tarihi araştırmalar ve görsel belge bağlamında çok zengin bir külliyat bulunmaktadır. Bunlar salt meydanın değil, ülke genelinde toplumun sosyokültürel tarihinin de izlerini taşır.

Küresel ile yerelin İstanbul’daki önemli kesişim yerlerinden biri olan Taksim, her dönemde “herkesin ve her şeyin mekânı” olma niteliğine sahip bir yerdir. Tarihinin her döneminde kamunun kendini ifade biçimlerine zemin olmuş, toplumun farklı kesimlerinin kendisine yer bulabildiği, kentin en önemli alanı haline gelmiştir. 1928’de Cumhuriyet Anıtının yapılmasıyla birlikte simgesel bir nitelik kazanan alan; 1937 Henri Prost Planı çerçevesinde üç kışlanın eğitim kurumu, bir kışlanın ise müze olarak kamuya açılması, Topçu Kışlasının yıkılarak parka dönüştürülmesiyle Maçka ve Beşiktaş’a dek uzanan kültür vadisiyle bütünleşen bir meydan olarak farklı bir anlam yüklenmiştir. Meydan 1940 yılında Kışla ve ahırlarının yıkımının ardından bu günkü fiziksel sınırlarına yakın bir kamusal mekân haline gelmiştir.

Meydanlar, kentin farklı kesimlerinin buluşma noktası, çok katmanlı kültürünün ifade aracıdır. Taksim bir yandan kentlinin 19. Yüzyıldan bu yana “nefes alabildiği” ender yerlerden biri olma özelliğine sahipken, diğer yandan simgesel konumu ve temsili yönüyle Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren geçen her dönemde iktidarların mekân üzerinden güç gösterdiği, bir anlamlandırma aracı olarak algılanmıştır. Bu, alanın farklı dönemlerde iktidarların elinde nasıl biçimlendiğini gösterirken, gelecekte de Taksim’in farklı taleplere sahne olacağının ipuçlarını sunar.

Bugün demokratik bir kentsel “kamusal alan” ve “kamusal mekân” yaklaşımıyla bu ve benzeri mekânlara, açık ve şeffaf toplumsal müzakere yöntemleri ile yaklaşılabilir. Tüm toplumsal kesimlerin duyarlılığı göz önüne alınarak, talepleri duyulabilir. Bu simgesel yer için sadece mimari, kentsel tasarım ve peyzaj tasarımı önerilerinin getirilmesi yerine, ilişkiler sistemi düşünülerek açık müzakere - uzlaşma yöntemleri ile toplumu ve mekânı buluşturacak yeni yaklaşımlar geliştirilebilir.

Taksim’i anlayabilmek için meydanın yıllar boyunca üretilen, tüketilen, silinen, yeniden üretilen göstergelerinin ardındaki toplumsal - tarihsel aktörlerin niyetlerini, talepleri ve uygulamaları birlikte “okuyabilmek” gerekmektedir. Taksim’in toplumun tüm kesimlerinin duyarlılıklarına kucak açan demokratik bir kentsel kamusal alan deneyimi üretmesi bu yarışmanın temel gayesidir.

Yarışma Kamu İhale Kanunu’nun yarışmalarla ilgili yönetmeliği doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılmaktadır.

Taksim Meydanı Kentsel Tasarım Yarışması süreç kurgusu ile Türkiye tasarım ve yarışmalar pratiğine yeni bir yaklaşım ve açılım önermektedir. Bu yaklaşımın temeli hem yarışmanın hazırlık çalışmalarında, hem de değerlendirme sürecinde katılımcı bir yöntem kurgusuna dayanmaktadır.

Bu yarışma süreci Türkiye tasarım ortamı için bazı yenilikleri de barındırmaktadır. Jüri bu yeniliklerle birlikte aşağıdaki hususları vurgulamaktadır.

  • Ön hazırlık sürecinde katılımcı bir yöntemle doğru ve pratik kullanıma uygun veri sağlanmasına yönelik olarak;
    • Yarışma öncesinde düşünce ve görüş toplama sürecinde anketler, çalıştaylar, sempozyum ve paneller yapılması.
  • Projelendirme sürecinde yenilikçi ve yaratıcı çözüm önerilerini kısıtlamayan, esnek bir yaklaşım sergilenmesine yönelik olarak;
    • Belirlenmiş olan yarışma alanı sınırının altına inmemek koşuluyla, yarışmacılar tarafından esnek bir biçimde yorumlanabilmesi.
    • Kesin bir ihtiyaç programı yerine, yarışmacıları kısıtlamayan, yeni fikirlere ve geliştirilmeye açık bir “çerçeve program” tanımlanması.
    • “Herkesin ve Her şeyin Meydanı” olarak tanımlanan yarışma alanının çağdaş ilkeler doğrultusunda düzenlenmesi için değerlendirme kriterlerinin önceden belirlenmesi.
  • Değerlendirme sürecinde çoklu bir seçim sistemi ile katılımcı bir yöntemin kurgulanmasına yönelik olarak;
    • Tasarımların jüri tarafından değerlendirilmesi ile üç adet eşdeğer proje seçilmesi.
    • Kolokyum sonrasında bu üç projenin açık olarak halka, paydaşlara sunumu ve bunun için meydanda hazırlanacak geçici bir bilgilendirme-iletişim merkezinde sergilenmesi.
    • Üç eşdeğer ödülden uygulanacak olan tasarıma jüriyi de içeren daha geniş bir grupla karar verilmesi.
    • Uygulanacak projenin şeffaf bir puanlama sistemi ile belirlenmesi.

Uygulama projeleri aşamasında seçilen tasarımın gerekirse paydaşlardan gelecek öneriler doğrultusunda güncellenmesi, bu doğrultuda imar planının tasarımcının önereceği gerekli plan notları ile de desteklenerek yenilenmesi ve uygulamaya geçmesi sağlanacaktır.

Hazırlık çalışmaları kapsamında toplumun ve ilgili yerel yönetimin farklı kesimlerinden gönüllülerle, araştırmacılarla ve teknik konulardaki uzmanlarla yapılan görüşmelerin sonucunda derlenmiş olan belge ve bulgular yarışmacılara sunulmaktadır. Bu araştırmaların yarışmacılar için temel bir bakış açısı oluşturması hedeflenmiştir. Yarışma alanının ve yakın çevresinin toplumsal yaşantımızın içerisinde üstlendiği farklı rolleri kavrayıp yorumlamak ancak sunulan belgeleme çalışmasının ötesine geçen bir araştırma süreci ile mümkün olabilecektir.

  • Yarışmacılardan meydanı ve yakın çevresini toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir düşünceyle yorumlamaları,
  • Kamusal mekân değerlerini öne çıkartan, kentsel yaşam kalitesini, kullanım yoğunluğunu ve konforunu arttıran öneriler sunmaları,
  • Tasarımların geçici kullanımlara uygun altyapılar sağlaması,
  • Proje alanının tarihsel arka planına, içerdiği tarihsel mirasa, üretmiş olduğu kentsel ve mekânsal hafıza ile ekolojik hassasiyetlere duyarlı bir anlayışla hazırlanması,
  • Yarışmaya konu edilen alanlar mülkiyet ilişkileri bakımından kamu alanından ve özel sektörden pek çok paydaşı içermektedir. Önerilerin mevcut mülkiyet ilişkilerini gözeterek hazırlanması,
  • Yarışmacılardan proje alanının altyapı sorunlarına ilişkin çağdaş çözümler üretmeleri beklenmektedir. Meydanın karmaşık altyapı ağının, sunulacak üstyapı kararları ile her ölçekte tutarlı ve bütüncül bir anlayışla ele alınması, gece kullanımını ve güvenliğini sağlayabilecek aydınlatma önerilerinin geliştirilmesi,
  • Alanın 24 saat kullanım alışkanlıklarına cevap veren, aydınlatma, kent mobilyası vb. ihtiyaçlarını gözeten önerilerin geliştirilmesi, rüzgar, güneş vb. iklim koşullarına yönelik çözümlerin üretilmesi ,
  • Yarışmacılardan metropol yaşantısının bir parçası haline gelmiş olan hız ve hareket kavramını konforlu ve verimli birer mekânsal deneyim haline dönüştüren biçimde yorumlamaları,
  • Önemli ulaşım ağlarının düğüm noktası olarak görülebilecek Taksim Meydanı salt bu işlevi ile dahi önemli bir potansiyele sahiptir. Bu açıdan bakıldığında toplu ulaşım destekli, metro hat ve istasyonları ile bağlantıları güçlendiren yaya ve trafik çözümleri,
  • Sanatı ve sanatçıyı da önerilere dahil edip Taksim Meydanında sanatın yaşamasına imkan veren, metro ve benzeri ulaşım altyapısını kültürel-sosyal etkinlikler ile besleyerek kamunun kullanımına açan öneriler geliştirilmesi ,
  • Projenin etki alanı içinde bulunan kültür odaklarının, kamu yapılarının, eğitim öğretim kurumlarının ve turizm yapılarının potansiyellerini yeniden değerlendiren ve kentsel yaşama zenginlik katan öneriler geliştirilmesi,
  • Etkileşim alanı ve simgesel değeri metropol ölçeğinin ötesinde olan Taksim Meydanı’nın, kamusal iletişim alanındaki rolü ve toplumun demokratik ifade özgürlüğü alanı olma iddiasının da dikkate alınması,
  • Yarışmacılardan, meydanın güçlü yaya aksı ve kentsel yeşilin buluştuğu düğüm noktası olduğu göz önüne alarak, tasarımlarında yarışma alanını kentle entegre, bir bütün olarak düşünmeleri,
  • Bitkisel peyzaj düzenlemelerinde alanın kimliğine uygun, yerel ve uyumlu bitki türleriyle kalıcı ve güçlü kentsel peyzaj yaklaşımlarının tercih edilmesi, mevcut bitkisel dokunun korunması ve iyileştirilmesine yönelik öneriler sunulması, (bkz. Ek 4 .1.agac_rolevesi)
  • Yeşil alanların yetersizliği İstanbul’un ana problemlerinden biridir. Tasarım önerilerinden, bir planlama gereği olarak, kamu yararını gözeten, kamusal yeşil mekanlar üretmesi,
  • Gezi Parkı 1937’de Henri Prost Planı kapsamında önerilen yeşil sistemin günümüze kadar gelen parçası olarak değerlendirilebilir. Uygulanmış yeşil sistem içinde park, yoğun kentleşme baskısı ile dramatik bir biçimde parçalanmış ve yeşil lekelere dönüşmüştür.
  • Parkın kent bağlamı, ölçeği ve Taksim Meydanı ile olan fiziksel ilişkilerini gözeten yenilikçi fikirlerle yeşil alan ve kamu platformu olarak performansının arttırılması,
  • Tasarımlarda güncel şehircilik ilkeleri doğrultusunda uygulanabilirlik, işletme, bakım ve sürdürülebilirlik konularının dikkate alınması,

beklenmektedir.

İlk Kademe Takvimi

Yarışmanın ilanı
2 Mart 2020
İlk kademe için son soru sorma tarihi
20 Mart 2020
İlk kademe için yanıtların ilan tarihi
24 Mart 2020
İlk kademe için son teslim tarihi
12 Temmuz 2020, Saat 23:59
İlk kademe için jüri değerlendirmesi başlangıcı
18 Temmuz 2020

İkinci Kademe Takvimi

İkinci kademeye geçenlere bildirim yapılması
24 Temmuz 2020
İkinci kademe için son soru sorma tarihi
4 Ağustos 2020, Saat 23:59
İkinci kademe için yanıtların gönderim tarihi
8 Ağustos 2020
İkinci kademe için son teslim tarihi
11 Eylül 2020, Saat 23:59
İkinci kademe için jüri değerlendirmesi başlangıcı
17 Eylül 2020
Kolokyum ve ödül töreni
26 Eylül 2020

Güncellendi.

DANIŞMAN JURİ ÜYELERİ

Ekrem İmamoğlu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Mehmet Çakılcıoğlu

İBB Genel Sekreter Yardımcısı

Mahir Polat

İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı

Tayfun Kahraman

İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı

Haydar Karabey

Mimar

Oktay Özel

İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı, Kültür Varlıkları Projeler Müdürü

Ömer Yılmaz

İPA Yarışmalar Koordinatörü

ASLİ JURİ ÜYELERİ

Zeynep Ahunbay

Mimar

İpek Akpınar Aksugür

Mimar

Can Kubin

Şehir Plancısı

Arzu Nuhoğlu

Peyzaj Mimarı

Kerem Piker

Mimar
(Jüri Başkanı)

Manuel de Rivero

Mimar

Rainer Schmidt

Peyzaj Mimarı

YEDEK JURİ ÜYELERİ

Arman Akdoğan

Mimar

Tomris Akın Paşaoğlu

Mimar

Melih Birik

Şehir Plancısı

Meltem Erdem Kaya

Peyzaj Mimarı

RAPORTÖRLER

Merve Ala

Mimar

Başak Çelik

Mimar
(İPA Yarışmalar)

Kübra Elif Durgun

Mimar
(İPA Yarışmalar)

RAPORTÖR YARDIMCILARI

Sinan Çağlar

İstatistikçi

Salime Benan Kaya

Şehir Plancısı
(İPA Yarışmalar)

Şima Topaloğlu

Şehir Plancısı

50.000 €
Eşdeğer ödül: (3 adet)
10.000 €
Eşdeğer mansiyon: (5 adet)
5.000 €
Birinci kademeyi geçen 20 projenin her birine ödeme yapılacaktır.

İkinci kademede birinci kademe için ödenen 5.000 €’ya ek olarak ikinci kademeye geçmiş olan tasarım sahiplerine aşağıdaki ödüller dağıtılacaktır

Jüri değerlendirme sonuçlarının ilanından sonra, yukarıda yazılı ödül ve mansiyon tutarları, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 29. maddesine göre, yarışmacılara en geç 30 gün içinde net olarak ödenecektir.

Büyük halini açmak için tıklayınız