THEODOSIUS LİMANI ARKEOLOJİK ALANI MİMARİ PROJE YARIŞMASI
Adı
Theodosius Limanı Arkeolojik Alanı Mimari Proje Yarışması
Türü, Şekli
Serbest, ulusal, mimarlık yarışmasıdır.
Yeri ve Konusu
Yarışmaya konu olan alan, İstanbul İli, Fatih ilçesi, Yalı Mahallesi sınırları içinde 818-819-992 ve 1119 adalar, etkileşim alanları ve çevresidir.
Yarışmanın konusu bu alanda yer alacak Ziyaretçi Merkezi’nin Theodosius Limanı Arkeolojik Alanı bağlamında tasarlanmasıdır.
Yarışmayı Açan Kurum
İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı
Raportörlük İletişim Bilgileri

Genel Bilgi

Theodosius Limanı Arkeolojik Alanı Mimari Proje yarışmasına konu olan Yenikapı bölgesi, günümüzde Marmaray ve Metro hatları ile deniz otobüsü ve feribot hatlarının düğüm noktası olarak İstanbul’un en önemli ulaşım ve aktarma merkezlerinden biridir. İstanbullular bu alanı gün içinde neredeyse 24 saat yoğun bir biçimde kullanmakta, çoğu zaman yeryüzüne bile çıkmadan, nereden geçmekte olduğunu anlamadan ve önemsemeden haklı olarak bir trenden öbürüne yetişmeye çalışmaktadır. Oysaki Roma-Bizans döneminde karasal bir ortam değil bir liman olan bu alan İstanbul’un dünyaya açılan kapısıdır. Karadeniz ve Akdeniz’den gemilerin mal getirip götürdüğü kıtalar arası ekonomik ve kültürel ilişkileri sağlayan korunaklı bir doğal limandır. Bugünkü Vatan Caddesi’nden Yenikapı’ya inen doğrusal cadde hattı geçmişte Lykos deresidir. Bizans döneminde “Theodosius limanı” olarak anılan liman zamanla bu derenin getirdiği alüvyonlu topraklarla dolmuş, 12. yüzyılda kısmen karaya katılmıştır. Osmanlı dönemi boyunca “Langa Bostanları” olarak anılan ve İstanbul’un meyve ve sebze ihtiyacını karşılayan en önemli kentsel tarım alanlarından biri olan bu bölgenin kuzeyindeki Theodosius limanı surları 19. yüzyıla kadar korunmuştur. Ancak 19.-20. yüzyılların kentsel dönüşüm niteliğindeki büyük imar faaliyetleri surların büyük ölçüde yıkımına neden olmuş, günümüze ancak bazı sur kalıntıları ulaşmıştır.

Varlığı ancak mevcut az sayıda sur kalıntısı ve çeşitli araştırmacıların yayınlarıyla bilinen Theodosius limanı, bu alanın 1997 yılında Marmaray-Metro aktarma merkezi seçilmesinin ve yine bu alanda 2004 yılında arkeolojik kazıların başlamasının ardından pek çok verisi ve bulgusuyla gün yüzüne çıkmıştır. Yaklaşık +6.00 metre kotundan Marmara Denizi seviyesine kadar süren arkeolojik dolgularda üstte Osmanlı dönemi yapı kalıntıları, deniz seviyesinin hemen altında ise limanın tarihsel sürecinin Bizans döneminden Roma dönemine kadar inen izlerini ortaya koyan pek çok bulguyla karşılaşılmıştır. Kazılarda toprak altında saptanan sur temelleri kadar limanın içinde bulunan 37 batık bilim insanlarında olduğu kadar toplumda da büyük bir heyecan dalgası yaratmıştır. Orta Bizans döneminde farklı yüzyıllara tarihlenen ve her biri farklı nitelikte olan bu batıklar, arkeologlar tarafından tek seferde bir arkeolojik alanda/sitte bulunan ve Ortaçağ’a tarihlenen en büyük gemi filosu olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde bu batıklar içlerinde bulunan amfora vb. depolama kapları ve eşyalarıyla birlikte hem gemi teknolojisinin gelişimi, hem de İstanbul’un dünya ticaretinde oynadığı önemli rol ile ilgili büyük bir bilgi kaynağı durumundadır.

Theodosius limanı kazıları İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından 2004-2013 yılları arasında büyük bir özveri ve emekle gerçekleştirilmiş, 58.500 m² alanda 13-14 metre kalınlığındaki arkeolojik dolgular kazılarak tarihin erken evrelerine kadar İstanbul’un geçmişi aydınlatılmıştır. Liman kazılarında bugünkü Marmara Denizi seviyesinin yaklaşık 6-7 metre altına inildiğinde ise büyük bir sürpriz ile karşılaşılmış ve M.Ö. 6000’li yıllarda alanın aslında karasal bir ortam olduğu ve burada bir Neolitik yerleşmenin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. İstanbul’un 8000 yıl önceki ilk yerleşmesi; insanlarına, faunasına, florasına ait kalıntılarıyla ve ahşap küreğe varana kadar çeşitli aletleriyle birlikte açığa çıkmıştır. Kazılar öncesinde alanda herhangi bir izi olmayan ve bilimsel yayınlarda da kendilerinden hiç söz edilmeyen bu yeni bulgular, günümüz İstanbul Tarihi Yarımadasının ilk yerleşim tarihini bugüne kadar bilinenden yaklaşık 6000 yıl geriye taşımıştır. Özellikle çamurlu bir alanda yürümüş insanların sayısı binleri bulan ayak izlerinin bulunması, günümüz İstanbullularının tarih öncesi hemşehriyle empati kurmasını sağlamıştır.

Theodosius limanı kazılarının ortaya koyduğu diğer bir önemli kazanım da, kazılar süresince İstanbul Arkeoloji Müzelerinin davetiyle çok sayıda farklı disiplinden bilim insanının alanda kazı bulgularını değerlendirerek İstanbul’un kültür tarihi kadar doğal çevresinin de binyıllar içerisindeki değişimi üzerine araştırmalar yapması olmuştur. Neolitik yerleşimde ortaya çıkan ağaç gövdeleri, hayvan kemikleri, insan iskeletleri, vb. titizlikle incelenerek Hazar Denizi’nden Akdeniz’e uzanan su sistemlerinin, kimi zaman göl kimi zaman ise deniz olan Marmara Denizi’nin öyküsü somut bilimsel verilerle ortaya konmuştur.

Kazıların tamamlanmasının ardından alanla ilgili planlama ve tasarım çalışmaları hızlanır. Bu çalışmalardan kamuoyunun da ilgisini çeken “Yenikapı Transfer Noktası ve Arkeopark Alanı Uluslararası Mimari Avan Projesi Davetli Hizmet Alımı” süreci Haziran 2011-Mayıs 2012 tarihleri arasına yayılır. Söz konusu çalışma kapsamında bu yarışmaya da konu olan alanlar daha geniş bir arkeolojik alan kadrajında ve daha kapsamlı bir kentsel bağlamda ele alınır. Ancak 2012 yılından bugüne dek seçilen projenin uygulanmasına yönelik herhangi bir gelişme sağlanamamıştır.

Özetle, Theodosius limanı arkeoloji kazıları 8000 yıllık katmanlı İstanbul tarihinin yanı sıra, çok değişkenli doğa tarihinin bilgisini de bizlere sunmuştur. Uzmanlar tarafından derlenen tüm bu veriler, yalnız İstanbul’un yerel tarihini değil, kentin küresel ölçekte 8000 yıldır Yakındoğu, Avrupa, Akdeniz ve Karadeniz kültürlerini ve toplumlarını birbiriyle nasıl buluşturduğunu ortaya koymuştur. Aynı zamanda bütün bu uzun süreçte doğanın nasıl değiştiği ve insan yaşamını nasıl etkilediği de öğrenilmiştir. Günümüzde Theodosius limanı bölgesi, hem dünya metropolü olan İstanbul ölçeğinde bir bağlantı noktası olarak, hem de Avrupa - Çin Demir İpekyolu projesinde bir durak noktası olarak toplumları, kültürleri ve ekonomileri buluşturan Marmaray-Metro aktarma merkezine ev sahipliği yapmaktadır.

Yarışmanın Konusu:

“Theodosius Limanı Arkeolojik Alanı Mimari Proje Yarışması” geçmişten günümüze uzanan yaşam katmanlarını birbirleriyle ilişkilendirmeyi, farkındalık yaratarak bilgisini paylaşılır kılmayı, anıt değerini kavramayı, anlatmayı ve bu değerin kolektif biçimde hatırlanmasına aracı olmayı amaçlamaktadır.

Yarışmanın Hedefleri:

Jüri yarışmacıların şu noktalara dikkat etmelerini beklemektedir:

  • Yerin değerini vurgulamak, yerin önemine yönelik farkındalık yaratarak bilgisini aktarmak.
  • Antik Theodosius limanının yeri, mimarisi, kalıntı ve buluntuları ile ilgili koruma ve anlatım senaryoları geliştirmek, bu senaryolar bağlamında 2 boyutlu ve 3 boyutlu alan düzenlemeleri yapmak.
  • Tarihsel katmanların algılanmasını / fark edilmesini sağlamak, arkeolojik kazının ortaya çıkardığı katmanlarda birikmiş kadim bilgiyi görselleştirmek, alanda halen sürdürülmekte olan çalışmaları deneyimlenebilir kılmak.
  • Metropolün gündelik yaşamına tarihsel bilgi, değer ve katmanları entegre etmek.
  • Alanın mekânsal kullanım sorunlarını çözmek.
  • İşlevsellik ve tarihsel değerlerin korunması / yaşatılması arasındaki dengeyi kurmak.
  • Mekânın zaman içindeki dönüşümünü ve gece-gündüz kullanımını dikkate almak.
  • Yere ait olanlar ile yere ait olmayanları ayrıştırabilmek.
  • Alanın, geçmişten bugüne, farklı araçlarla da olsa, kentin en önemli geçiş (giriş ve çıkış) noktalarından biri olma niteliğini vurgulamak.
  • Alanın yakın çevresiyle etkileşimini yeniden kurgulayarak kente eklemlenmesini sağlamak.
  • Alanın İstanbul’un en yoğun ulaşım, toplu taşım ve uluslararası aktarma merkezlerinden biri olduğunun farkında olmak.
  • Alanın yakın çevresi için dönüştürücü olma potansiyelini dikkate almak.
  • Alandaki kazı çukurunda görülen Theodosius limanının mimarisine ait “in situ” bulguların, liman tabanının ve onun altındaki tarih öncesi döneme ait katmanların sadece İstanbul’un kent tarihi için değil, aynı zamanda dünya tarihi için de arz ettiği önemi vurgulamak, söz konusu kazı çukurunun proje alanının bulunduğu bölgenin karakterini belirleyen en önemli etken olduğuna işaret etmek.
  • Theodosius limanı arkeolojik alanının tren ve metro istasyonlarını kullananların gündelik yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olacağını göz önünde bulundurmak.
  • İstanbul trafiğinin en önemli düğüm noktalarından biri olan, her gün binlerce insanın kullandığı istasyonlarda halihazırda bulunan merdivenlerin, duvarların, kat düzlemlerinin bu altyapının en önemli bileşenleri olduğunu unutmamak, yarışma alanındaki gündelik yoğun yaya akışları ile arkeolojik alanın tarihselliğindeki kalıcılık arasında ilişki kurmak.
  • Yarışma alanının kuzeyini Langa Bostanları Sokağı sınırlamaktadır. Theodosius limanının erozyon ve kentin yayılım sürecinde dolması ile oluşan, 1955 yılına kadar kentin tarımsal ürün ihtiyacını karşılayan tarihi peyzaj değerlerinden (Yedikule Bostanları gibi) Langa Bostanları ile düşünsel ve fiziksel ilişkiler kurmak.
  • Yüzeye ilave edilmesi düşünülen yapılarda yükün istasyonun mevcut taşıyıcı sistemi tarafından karşılanacağı göz önüne alınarak az katlı ve alana yayılan hafif çözümlerin önerilmesi beklenmektedir.
  • Mevcut tren ve metro istasyonlarının ana taşıyıcı sistemini oluşturulan kolon, kiriş ve perde elemanlarına müdahalede bulunulmadan, döşemelerde şaft ve sirkülasyon alanları oluşturulabilir. Açılacak bu alanların, arkalarında zemin bulunan bodrum perde duvarlarından en az bir aks ötede önerilmesi gerekmektedir.
  • Alandaki kazı çukuruna geçiş sağlanmak istenmesi durumunda metro istasyonunun perde duvarlarında yerleri ve boyutları uygulama aşamasında detaylı olarak değerlendirilmek üzere çeşitli kapı ve galeri boşlukları açılması önerilebilir.
  • Yarışma kapsamında değerlendirilecek olan etkileşim alanlarındaki mevcut yapıların üzerine inşa edilecek yeni tasarımlarda, hafif strüktürlerin tercih edilmesi beklenmektedir.
Yarışmanın İlanı:
20 Temmuz 2020, Pazartesi
Son Soru Sorma Tarihi:
13 Ağustos 2020, Perşembe
Yanıtların İlanı:
17 Ağustos 2020, Pazartesi
Projelerin Son Teslim Tarihi:
26 Ekim 2020, Pazartesi
Posta ile Teslim Alım İçin Son Tarih:
30 Ekim 2020, Cuma
Jüri Değerlendirmesi Başlangıç Tarihi:
7 Kasım 2020, Cumartesi
Kolokyum ve Ödül Töreni:
21 Kasım 2020, Cumartesi

DANIŞMAN JURİ ÜYELERİ

Ekrem İMAMOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Mehmet Çakılcıoğlu

İBB Genel Sekreter Yardımcısı

Mahir Polat

İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı

Ufuk Kocabaş

İstanbul Üniversitesi Yenikapı Batıkları Başkanı

Ömer Yılmaz

İPA Yarışmalar Koordinatörü

ASLİ JURİ ÜYELERİ

Zeynep Eres Özdoğan

Mimar

Nevzat Oğuz Özer (Jüri Başkanı)

Mimar

Cem Sorguç

Mimar

Ata Turak

Peyzaj Plancısı

Tunç Tibet Akbaş

İnşaat Mühendisi

YEDEK JURİ ÜYELERİ

Erdem Ceylan

Mimar

Meryem Müzeyyen Fındıkgil

Mimar

Oktay Özel

İnşaat Mühendisi

RAPORTÖRLER

Başak Çelik

Mimar - İPA Yarışmalar

Serap Öbekci

Mimar - İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı

Kübra Elif Durgun

Mimar
(İPA Yarışmalar)

RAPORTÖR YARDIMCILARI

Salime Benan KAYA

Şehir Plancısı – İPA Yarışmalar

İ. Zeynep Konuralp

Arkeolog - İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı

Perihan Gülden Ökten

Mimar - İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı

80.000 TL
1. Ödülü
60.000 TL
2. Ödülü
40.000 TL
3. Ödülü
30.000 TL
1. Mansiyon
30.000 TL
2. Mansiyon
30.000 TL
3. Mansiyon
30.000 TL
4. Mansiyon
30.000 TL
5. Mansiyon